Öne çıkarılan yazı

TRAVESTiLERi GöRMEK iÇiN

Travesti Modellerimizi görmek için travesti kelimesine tıkla.

Tüm Modelleri buradan görebilirsiniz. Alttaki şehirlerden birine tıklayınız orada, olmayan şehri girdiğiniz sitedeki tüm şehirler bölümünden görebilirsiniz.

İstanbul şehri için İstanbul travestileri  anadolu için tıkla İstanbul-Anadolu Yakası travesti Ankara modelleri yandaki linkten görebilirsiniz. Ankara travestileri izmir arkadaş veya travesti arkadaş bölümü buraya, İzmir travestileri Yandakini anlatmaya gerek yok zaten hangi şehir olduğu yazıyor. Antalya travestileri Sol taraftaki antalya, sağ taraftaki bölüm bursadır tıkla gör. Bursa travestileri bodrum sende yana bak, Bodrum travestileri Kocaeli eskiden ben koceli diye bilirdim. Kocaeli travestileri izmit yumruk havaya dermişim yalan olurmuş. izimt travestileri en sevdiğim tatil yöresi alanya travestileri çok şanslı. Alanya travestileri Marmaris senide gördüm, sende iyisin diyenler yana tıklasın Marmaris travestileri Eskişehir buraya Eskişehir travestileri Gaziantep için yine en son buraya tıklayınız. Gaziantep travestileri Diğer modelleri buradaki sitelere tıklayarak görebilirsiniz. siteye girdikten sonra. en üstte tüm şehirlerin yazılı olduğu bölümleri göreceksiniz oradan istediğiniz bölüme tıklayarak hangi kentten üyeleri görmek istiyorsanız o bölüme bakınız. travesti iclalin siteleri, travesti iclal travesti izimir, etiketlerimiz olsun. Ayrıca istanbul travestileri, ankara travestileri, izmir travestileri, bursa travestileri, antalya travestileri diğer sitemiz için bu yörelere tıklayabilirsiniz. Genel olara google’ye travesti iclal yazarsanız tüm sitelerimi görürsünüz.

Peki kimdir bu iclal? Kendini gerçek bir aktivist sayan bir travestidir. 15 yıldan beri internet siteleri yapan aynı zamanda bir webtasarımcıdır.

Hayat dersleri

Hayat insana her an dersler vermeye devam eder tabi siz o dersleri almasını biliyorsanız. Yoksa önemsemeden kıymet vermeden kısacası farkına varmadan yaşamaya devam etmek de başka bir seçenek. Bana sorarsanız ders almak ve bu derslerden kendi payımıza düşenleri çıkarmak çok önemli bir meziyettir. Şimdi sizlere hayat dersleri ile ilgili örnekler vermeye çalışacağım. Okulumun ilk sınavıydı derse oldukça fazla çalışmıştım ve önümdeki sınav kağıdında yazılan bütün soruları hılı bir şekilde bitirdim sıra son soruya geldiğinde şaşkınlıkla öğretmenimin yüzüne baktım. Soru aynen şöyleydi. Okulunuzda her gün çalışan yerleri tuvaleti temizleyen her sorununuzu çözmeye çalışan hademenin ismi nedir? Kadını biliyordum her sabah sınıfımızı katları temizleyen güler yüzlü hafif tombul bir kadındı ama adını sormak ya da ne bileyim bir sabah olsun günaydın demek hiç aklıma gelmemişti. İşin kötü tarafı sorunun değeri tam elli puandı ve sınavı geçmek için en az altmış puana ihtiyacım vardı. Sonuç ilk sınavdan sadece elli alabilmiş ve kalmıştım. O günden sonra etrafımdaki insanlarla en azından bir iki kelem etmeyi öğrenmiştim ve bu hayatta alabileceğim en büyük notu insanlara değer vermeyi öğrenmeyi bilerek almıştım. Hayattan aldığım ikinci ders ise daha acıklı bir hikaye idi. Bir gece arkadaşlarımdan ayrılmıştım Binnur’u ( Ankara travestileri )evine bıraktıktan kısa bir süre sonra yol kenarında bekleyen otostop yapan orta yaşlı üstü başı dökülen bir kadın gördüm. Kadın belki dikkatimi çekmeyecekti ama inanın acayip bir yağmurun altında kaç kişi otostop yapar ki diye dikkatimi çekti. Normalde tanımadığım insanları arabama almam ama o gece iyi niyetim üzerimdeydi ve kadının önünde durdum sırılsıklam olan kadını arka koltuğa aldım ve gideceği yere kadar bıraktım. Biliyorum yaptığım delilikti her an başıma kötü bir şey gelebilirdi. Bize hep öyle öğretmediler mi? Başına bela alma yolarda durma, tanımadığın insanları arabana alma. Fakat bu kez öyle olmamıştı birkaç gün sonra evime bir paket getiren kurye önce notu uzattı. Notta aynen şunlar yazıyordu. “ O gece beni arabanıza aldığınız için çok teşekkür ederim, eğer siz karşıma çıkmasaydınız canımdan sevdiğim eşimin son nefesinde yanında olamayacaktım.” Zarfın içinde küçük bir biblo ve not vardı notta kadın açık adresini yazmış ve mutlaka bir gün akşam yemeği için onu ziyaret etmemi istiyordu. O akşam yemeğine gittim ve hayattan ikinci dersimi aldım kimseyi tanımadan yargılama. Hayattan aldığınız dersler her zaman size pozitif enerji katsın sevgilerimle İclal.

Mekan temizliği

Spa candle stone ice oil bamboo

Yaşadığımız mekanlarda acı tatlı yaşadığımız her şey bir iz bırakır işte bu yüzden hayatın içinde yaşadığımız mekanlarda bazen mekan temizliği yapmak zorunda kalırız. Enerjisel mekan temizliği normal temizlikten biraz farklıdır. Her temizlik bir enerjisel mekan temizliğidir ancak enerjisel mekan temizliği bundan fazlasıdır. Mekanı kirleten türlü negatif etkenler; yaşanan kavgalar, tüm endişe, üzüntü ve depresyon hava yoluyla duvarlara yapışır ve zeminde birikirler. Özellikle daha önce oturulmuş bir evde yaşıyorsanız sizden önce yaşanan her şeyi bilemezsiniz. Bu yüzden taşınmadan önce bir arınma ritüeli yapmak mantıklı olacaktır. Aynı işlem çok sayıda insanın girip çıktığı işyerlerinde de yapılmalıdır. Bu şekilde bir temizlik yapmanın pek çok yolu bulunmaktadır. Amerikalı yerliler davul ve çıngırak çalarak adaçayı yakarlarken Çinliler çanlar, ziller çalıp tütsü yakarlar. Avrupalılar kutsal su, mum, tuz, çiçek ve dualar kullanırlar. Ortadoğuda buhur, sarı sakızi ve aselbent sakızı popülerdir. Anadolu geleneklerinde sarımsak asılır, adaçayı yakılır, ortam tuzla yıkanır, yeni doğan bebekler tuzlanır. Çok farklı kültürler ve çeşitli teknikler arasında ben beş element tekniğini seviyorum, element döngüsüne göre her aşama bir sonraki aşamayı besliyor. Sırayla mekana su, ağaç, ateş, toprak ve metal enerjisi getiriyorum, enerjiyi sarsıyorum ve istenmeyen negatif enerjiyi uzaklaştırıyorum. Yeni taşındığı evde temizlemek yapmak için bütün arkadaşları davet eden Marmaris travestilerinden bir dostum beş element yöntemini uyguladı ben de oradaydım ve hayatımda ilk defa böyle bir deneyim yaşadığım için şaşkın gözlerle etrafa bakakaldım. Enerjisel mekan temizliği için çok sayıda yöntem var;  Peki enerjisel mekan temizliği hangi durumlarda yapılmalı? Yeni bir eve taşındığınızda, yeni bir iş kurduğunuzda, mekanınızda kavgalar yaşandığında, mekanınızda hastalık yaşandığında, çok fazla kötü rüya görüyorsanız ve hayatınızın kötü gittiğini düşünüyorsanız bu temizliği mutlaka yapmalısınız. Benim Marmaris’ten döndükten sonra yaptığım yöntemi de yazayım sizlere ilk olarak tuzlu suyla her yeri sildirin ve her odaya bir tuzlu su kabı koyun, içine korozyonu önlemek için birkaç tane bozuk para atın. Tuz havaya buharlaştıkça negatifi emer. Umarım sizde de işe yarar sevgilerimle İclal.

Affetsen ne olur?

Affetmek deyince hepinizin aklına birileri geliyordur mutlaka bu dünyada size kötülük yapan asla affetmem dediğiniz biri ya da birileri mutlaka olmuştur. Onu kara kaplı deftere yazıp aklınızın en ücra köşesine göndermek yerine affetmeyi denediniz mi hiç? Affedebilmenin çok zor bir şey olduğunu biliyorum. Size unutulması imkânsız olayları yaşatan, adeta sündüren birini affedebilmek pek kolay gibi görünmüyor. Ama bütün bunlara rağmen “affedilmesi gereken kişiye” bir şans tanımak gerekir diye düşünüyorum. Çünkü kusursuz insan yok gibidir. Ve dünya hayatı gelip geçicidir. Sonuçta, affeden ile yanlış yapan, aynı potada eriyecek, dönüşler “Yaratan’a” olacaktır. Bu bakımdan, söz konusu fırsatı “dünya üzerinde yakalamak” gerçekten harika bir iş olur. Bu bilgilere istinaden, dönüp kendimize bir bakalım; kinimiz devam mı etsin, yoksa arınıp tertemiz bir defter mi açalım? Bu defteri açan arkadaşlarımız var elbette mesela Manisa travestilerinden ve Balıkesir travestilerinden isimleri bende saklı dostlarım var ve affedince üzerlerinden bir yük kalktığını söylüyorlar. Hangisini seçelim? Yaşananların içinde kilitlenmeyi, intikam istekleriyle yanarak, çektiğimiz acıya karşı acı çektirerek, devamlı negatif enerji yayarak hayatı sürdürmeyi mi seçelim? Yoksa kalıplarımızın dışına çıkarak, “eksik ve kusurlu bir fiilin ardında Allah mevcuttur” bilgisini yaşama dönüştürerek mi hayatı sürdürelim. Açıkça görülüyor ki; bağışlamak büyük bir erdem ve bizlere yakışan bir eylemdir. Bu bakımdan kim, şahsına ne zaman, nerede ve ne türlü bir hareket yapmış olursa olsun, kişi bu bakış açısıyla yaklaşım yapmalıdır. Bu belki de sahip olabildiği tek meziyet olmalıdır. Sanki hiçbir şey yokmuş gibi bir duruş sergileyerek hayata devam etmek bir meziyettir. Şayet hata yapan bir kimseyi cehennem azabından kurtarmak, ona yeni kapılar açmak istiyorsanız, bu düşünceniz, affedilen kadar sizin için de önemli. Bir kere bağışlayan, etrafına örülen duvarları yıkıyor, ufku genişliyor ve hükümlere uyarak insan olma, bireysellikten, hayvanlıktan kurtulma yoluna giriyor. Affetmek büyüklüktür derler ya çok doğru bir sözdür affetmeyi deneyelim ama illaki olmuyorsa zorlamayın çünkü zorlama bir affetme sizi rahatlatmak yerine daha fazla gerecektir. Böyle bir şeyi de kimse istemez. Karar sizin işte size fırsat bu dünyada ya da öte dünyada affetmek sevgiler İclal.

Güneşin gücü

Yazın güneş ışıklarının radyasyon yaydığı bu yüzden de güneşten korunmamız gerektiği söylenir durur yıllardır. Oysa gerçek hiç de böyle değilmiş. Güneş ışıkları insan ömrünü uzatan bir maddeyi içinde barındırıyormuş. Yapılan son araştırmalara göre güneş ışınları sayesinde vücutta serbest kalan nikrit oksitin yarattığı faydaların, hayati önem taşıdığını belirtiyor. Bilim insanları, güneş ışınlarının kardiyovasküler sistemimizi korumada ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan beyin kimyasalı serotinin üretiminde önemli bir rolü olduğunu ortaya çıkardı. Serotin bilindiği üzere mutluluk hormonu yani buna göre güneş ışıklarına daha fazla kalan ülkeler illerde yaşayanlar senenin büyük bir bölümünü soğuk ve yağışlı geçirenlere göre daha şanslılar ve mutlular. Zaten bakın kuzey ülkelerinde yaşayan insanlara hep bir mutsuz somurtkanlar oysa Akdeniz ikliminde yaşayan İspanyollar, İtalyanlar her zaman mutlu ve dünyaya tozpembe bakan insanlardır. Madem güneş insanın enerjisini artırıp mutluluk veriyor o zaman güneşten korunmak için kullandığınız her şeyi çöpe atın ve nerede biraz güneş görseniz hemen güneşlenin. İnanmayın siz öyle güneşin dik geldiği saatlerde sokağa çıkmayın palavralarına ve güneşi kaçırmadan yaşamayı öğrenin. Nitrik oksitin yararı bununla da sınırlı değil. Yeterli düzeyde nitrik oksitin kan dolaşımında bulunmadığı durumlarda insülinin işlevini gerçekleştiremediği, bunun da diyabete neden olduğu biliniyor. Bilim insanları, istatistiklere göre dozunda güneş ışığının daha uzun, sağlıklı ve mutlu bir hayata yardımcı olduğuna dikkat çekiyorlar. Yüksek tansiyon hastası olanlar ve kalp sorunları olanlar hariç güneşten istediği kadar faydalanıp mutlu olan insanlardan olun. Yazın güneşin bol olduğu tatil yerlerine gidip sabahtan bir yatın akşama kadar güneşten yararlanın. Sakın hep aynı tarafınızı yakmayın ama sonra damalı gibi dolaşmak zorunda kalırsınız. Benim önerim ise bir sahil kasabasında şezlonga uzanıp bütün gün kitap okumanız hem mutlu hem de kültürlü olmak lazım bu devirde değil mi? Son çıkan kitapların bir listesini çıkarın ve kitapçıya gidip onları alın sonra hazır yaz gelmişken güneşi iliklerinize kadar hissedin. Sağlıklı ve mutlu bir ömür geçirmeniz dileğiyle hoşça kalın İclal.

 

 

Kendini değiştir

Belki de sadece sizin düşünce yapınızı ve davranışlarınızı değiştirmeniz, bir kelebeğin kanat çırpması gibi dünya çapında pozitif bir fırtınaya sebep olabilir.Kim bilir bir denemek lazım geliyor.Yaşanan terör olaylarından, küresel ısınmaya kadar değişmesini umduğumuz birçok olumsuzluk var. Fakat böyle bir zamanda bile olumsuzluklara karşı bir şeyler yapmaya çalışan insanların sayısı çok az. Özellikle de hiçbir şey yapmayan insanlarla kıyasladığımızda. Şimdi siz değerli travesti dostlarıma bir hikaye anlatacağım olay gerçek ve bilimsel bir çalışmadan alıntı dikkatle okuyun lütfen.Deneyin adı: 100. Maymun Fenomeni Bilim insanları Koshima Adası’ndaki maymunlar için tatlı patatesler bıraktı.1952 yılında Koshima Adası’na gelen bilim insanları, maymunlar beslensin diye adadaki kumların üstüne tatlı patatesler bıraktı. Maymunlar kumlu olmasından rahatsız olsa da patatesleri yemeye başladı. Tatlı patatesleri yemekten hoşlanan maymunların tek derdi kumlardı. Üzerindeki kumlardan hiç haz etmeseler de maymunlar bu tatlı patatesleri yemeye devam etti. Bir gün İmo adlı genç bir maymun patatesleri yıkamayı akıl etti.18 aylık dişi bir maymun İmo, kumlara karşı bir çözüm yolu buldu. Kuma bulanmış tatlı patatesleri yakında bulunan su birikintisinde yıkamaya başladı. İmo’nun önce annesine öğrettiği bu yöntemi, diğer maymunlar da kullanmaya başladı.  Şimdi Antalya ve Bursa travestilerinden bir ses duyuyorum yok canım altı üstü maymun bunlar insanla örnek gösterilemez diyorsunuz ya öyle değil işte sonuna kadar okuyun.İmo patatesleri yıkayarak kumlardan kurtulabileceklerini önce annesine öğretti. Daha sonra İmo’nun arkadaşları da bu yöntemi öğrenip kendi annelerine öğretti. Maymunlar arasında giderek yaygınlaşmaya başlayan bu eyleme, gözlemci bilim adamları da şahit oldu. 1958 yılında sadece bir maymunun daha patatesini yıkaması bir anda her şeyi değiştirdi.6 yılın sonunda, 1958 yılında çok garip bir şey oldu. Adada bulunan maymunların bir kısmı patateslerini yıkayarak yerken (mesela 99 tanesi), bir maymun daha patatesini yıkamaya başladı. Yüzüncü maymun da bunu yaptığı an her şey değişti.100. maymundan sonra, o akşam adadaki her maymun patatesleri yıkamaya başladı. Sadece bir maymunun daha aynı davranış biçimini benimsemesi, bir anda adadaki hemen hemen her maymunun patatesleri yıkamasına sebep oldu. 100. maymunun bu davranışı tetik görevi gördü ve yaşlı maymunlar dahil hepsi kumları temizlemek için patatesleri yıkamaya başladı. Asıl şaşırtıcı olay ise diğer adalarda yaşanmaya başladı. Bilim insanları deney yaptıkları Koshima Adası’yla doğrudan bir bağlantısı olmayan diğer adalarda da garip bir durum fark etti. Diğer adalardaki maymun kolonileri, aynı anda patateslerini yıkamaya başladı. Ve Yüzüncü Maymun Fenomeni doğdu. Bir ile başlayan eylem gittikçe arttı ve yüzüncü maymunla her şey değişti demek ki kendini değiştirmekle başlamak işe yarıyor. O zaman siz de kendinizi değiştirin ta ki dünya değişene kadar. Sevgilerimle travesti İclal.

Kurban olmayın

Hiçbir zaman insanları ya da dış etkenleri suçlamayın. Başkalarını suçlamak bizi kurban psikolojisine sokar; çevremizde gelişen olayların sebebi değil, bir sonucu yapar. Sebep ya da sonuç olma kararını bizden alır. Bizi çevremizde yaşananların sonucu yapar. Sorumluluk almak ise, hatalı olsak da olmasak da, hayatımızın direksiyonunu elimizde tutar. Sonuç olmak yerine, hayatta istediğiniz şeyleri yaratmak için bir sebep olun, harekete geçin. Kendini izole, yalnız, yanlış anlaşılmış, terk edilmiş, sevdiği insanlardan ya da tüm dünyadan kazık yemiş, kandırılmış hissetmek. Hayatında yaşadığı olayların kendinden kaynaklandığı düşüncesi içine girmek. Yaşananlarla ilgili sorumluluk almayı reddetmek. Kurban psikolojisinde olduğunuzun bir göstergesidir. Mutlaka bu durum siz travesti bireylerin de başına gelmiştir. Bazen suçluyu başka yerde aramak insana geçici bir huzur verir.

Kurban bilinci, kendi yaratıcı gücümüzden ve yaratma kabiliyetimizden vazgeçmektir. Bunun yerine sahip olduğumuz olamadığımız şeylerde, yaşadığımız olaylarda bir şeyleri ya da başkalarını suçlu tutmaktır. Kendi gücümüzü onlara vererek, bir şeylerin ya da birilerinin hayatımızı kontrol etmesine izin vermektir. Başkalarının kendi bilincimizi ve seçimlerimizi yönetmesine izin vermektir. Bu durumdan kurtulmanın yollarını bizzat bu uygulama ile sorumluluktan kaçmamayı öğrenen Mersin travestileri bir dostumdan sizlere aktarmak isterim. Hayatınızda ufak değişiklikler yapmaya başlayın. Gün içinde her zaman yaptığınızdan farklı seçimler yapın, karar verme ve seçim yapma gücünün sizde olduğunu kendinize gösterin. Size sorumluluk duygunuzu hatırlatan işlere yönelin. Bir işi sahiplenmek ve odaklanmak sorumluluk duygunuzu harekete geçirecektir. Duygularınızı dinleyin, niye ve nasıl hissettiğinizi anlamaya çalışın. Hangi durumlar sizi nasıl hissettiriyor, gözlemleyin. O duyguların kaynağı neresi, çocukluğunuzdan ve travmalarınızdan gelen duygular mı? Hala bugün geçerlilikleri var mı? Yoksa o duyguların hala sizi yönetmesine izin mi veriyorsunuz? Bunu görmeye çalışın. Şikayet etmeyi bırakın. Harekete geçin. Şikayet ettiğimiz sürece, ya da çevremize olumsuz duygular yaydığımız sürece sadece çevremize değil, kendimize de zarar veriyoruz. Çünkü her düşüncede ve hatta yaşamayı seçtiğimiz her duyguda beynimizi ona göre programlıyoruz. Sevgilerimle ben size güveniyorum travesti İclal.

Para kazanmak için yapılacaklar

Yoklukla ilgili sembollere ve görüntülere bakmayın çünkü yokluk hayatınıza yansır. Daima bolluk bereket ile ilgili sembollere bakın.

Bahçedeki çiçeklerin bereketine, gökyüzündeki yıldızların bolluğuna, lüks arabalara veya zengin insanlara odaklanın. Birçok bereket sembolü vardır. Bu sembollere sürekli olarak odaklandığınızda, yüksek bir titreşim yaymaya başlayacaksınız ve bu da size daha bol para akışını açacak. Yoklukla ilgili sembolleri tamamen göz ardı edin. Onlara hiç dikkat etmeyin ve bu şekilde yokluğu hayatınıza davet etmemiş olacaksınız. Genel olarak, hayatınızda görmek istediğiniz şeye odaklanın. Yok demek yokluğu getirir derdi travesti bir dostum çok haklıymış gerçekten de yok dedikçe olumsuzluğu çağırırsınız. Eğer tüm arkadaşlarınız parasızsa sizin de maddi zorluklar yaşıyor olmanız sürpriz olmaz. Yalnızca varlıklı en azından borcu olmayan insanların arasında olun. Bu tanıma uyan hiçbir arkadaşınız ya da akrabanız yoksa maddi durumunuzu yoluna koyana kadar yalnız kalın. Böylece maddi bolluk içindeki kişileri çekmeye başlayacaksınız.

Parasız insanları dışlamak istemeyebilirsiniz ancak parasızlıktan şikayet ederek size verdiği zararları düşünün. Zihninize yokluğun resimlerini işliyorlar ve bu da sizin gerçeğiniz olarak hayatınıza yansıyor.

Sizin için hangisinin daha önemli olduğunu düşünün. Varlıklı olmak ve kendinizi özgürleştirmek mi yoksa şikayet eden arkadaşlarla nefret ettiğiniz bir işe yapışıp kalmak mı? Bu tamamen sizin seçiminiz. Paranın hayatınızda serbestçe dolaşmasına izin verin kulak asmayın para mutluluk getirmez diyenlere para mutluluğun anahtarıdır. Siz para anahtarı ile kapıyı açtıktan sonra mutlu veya mutsuz olabilirsiniz. Küçük şehirlerde yaşayan örneğin Isparta, Bartın travestileri için az parayla yaşamak kolay ama ya İstanbul, Ankara, ,İzmir travestileri bir de onlara sorun az parayla büyükşehir kahrını emin olun çekilmez. Titreşiminizi yükseltin ki bereketle aynı titreşimde olabilin. Yalnızca pozitif şeylere ve bereket sembollerine odaklanın, olumlu konuşun ve hiçbir zaman nefret, kıskançlık, güçsüzlük gibi düşüncelerin içine girmeyin, çünkü bunlar negatif görüntüleri hayatınıza çekerler. “Kara gün” için para biriktirmemelisiniz çünkü böyle yaparak paraya doğru çok negatif (korku ve acizlik içeren) enerji yönlendirirsiniz. Bunun yerine parayı fırsatlar için bir kenara ayırın. Böylece yeni fırsatlara açık olursunuz ve onları almaya hazır olduğunuz için onlar da size daha çabuk ulaşırlar. Sevgilerimle travesti İclal.

TRAVESTiLERi GöRMEK iÇiN

Travesti Modellerimizi görmek için travesti kelimesine tıkla.

Tüm şehirleri buradan görebilirsiniz.

İstanbul şehri için İstanbul travestileri  İstanbul-Anadolu Yakası travesti Ankara travesti İzmir travesti Antalya travesti Bursa travesti Bodrum travesti Kocaeli travesti izimt travesti Alanya travesti Marmaris travesti  Eskişehir travesti Denizli travesti Gaziantep travestileri

Kadın beyninin iki yarısı

Amerika Ulusal Bilimler Akademisi’nde yapılan bir araştırmada kadın ve erkek beyinlerinin yapısı incelendi. Kadınların ve erkeklerin beyin yapıları da sinir bağlantıları da farklı. Kadın beyninin iki yarısı arasında iletişim var. Erkek beyni harekete daha çabuk geçiyor. Kadın beyninin sinir bağlantısı sağ ve sol lob arasında birbirine bağlı bir dizilim sergiliyor. Erkeklerde ön ve arka taraflarda. Bu nedenle erkekler haritada yön bulmak konusunda daha iyiyken kadınlar hafıza konusunda daha iyi. Ama erkekler tek işe konsantre olabiliyor. Oysa sağ ve sol lob aynı anda çalıştığı için kadınlar aynı anda birden fazla işi yapabiliyor.

Genelde kadınlar erkeklerden; Daha takım çalışmasına yatkın. Daha sabırlı. Daha iyi araştırmacılar.

Arkadaşlarından daha az etkileniyorlar. Testosteron hormonu daha az olduğu için, yüksek dozda risk alma hissi pek yok. Kadınların aynı anda birden fazla işi yapabilmesi gerçekten büyük bir başarı, düşünecek olursak bir kadın iş yerinde patronun emirlerini yerine getirirken akşama ne pişireceğini de kafasının bir tarafında düzenleyebiliyor. Özellikle çalışan kadınların hem evde hem de iş yerinde sorumluluklarını aksatmadan yerine getirebilmesi dünyanın en zor işi. Şimdi aynısını erkeklerden beklesek dünyada kaos ortamı oluşurdu. Bu yolda yürürken sakız çiğnemek kadar kolay değil.

Kadın beyni hakkında söylenecek pek çok sözüm var ama unutmayın bir de kadın beynine sahip erkekler var aramızda ve onlarda en az kadınlar kadar düşünceli, sorumluluk sahibi ve çok yönlü olabiliyorlar. Ben kadın beynine sahip erkekleri hep çok kibar ve olumlu bulmuşumdur sanırım en iyi anlaştığım erkeklerde kadın beynine sahip olanlar. Belki biz travestiler içinde bu söz konusu olabilir çünkü kadın olmak, kadın gibi düşünmek, davranmak bizim yaradılışımızda var. Demek ki beynimiz de bu şekilde programlanmış. Duygusal bir film izlerken ağlıyoruz, bir çocuk yere düşse içimiz cız ediyor. Sosyal ortamlarda travestileri kadından farklı görenlere kapak olması adına diyorum ki biz kadınız dibiyiz. Siz erkeklerin biz kadınları anlamasını beklemiyoruz en azından şimdilik sadece gölge etmeyin yeter. Sevgilerimle.